Saat Alım Rehberi: Vitrinin Arkasındaki Gerçekler – Bölüm 1: Cam Çeşitleri

Yazar: Taylan Deniz Çakmak | Tarih:

Saat alım rehberi serisi Bölüm 1’de cam çeşitlerini masaya yatırıyoruz; akrilik, mineral ve safirin artılarını, eksilerini ve çizilme dayanımını keşfedin.

Size bu yazımla birlikte başlayacak yeni bir seriyi duyurmak isterim: Saat Alım Rehberi. Bir saat alırken şüphesiz ilk vurulduğumuz şey onun tasarımıdır. Ancak o ilk bakışın ardından, işin teknik ve dayanıklılık boyutu devreye girer: Kullanılan materyaller.

Kadranın tüm güzelliğini gözler önüne seren, saatin dış dünyayla ilk temas noktası ve dolayısıyla hasar almaya en müsait parçalarından biri camdır. Peki, saat dünyasında hangi cam türleri kullanılıyor ve özellikleri neler? Gelin, birlikte inceleyelim.

Kadranın tüm güzelliğini gözler önüne seren, saatin dış dünyayla ilk temas noktası ve dolayısıyla hasar almaya en müsait parçalarından biri camdır. Peki, saat dünyasında hangi cam türleri kullanılıyor ve özellikleri neler? Gelin, birlikte inceleyelim.

MİKA (AKRİLİK):

En çok askeri saha (field) saatleri kategorisinde karşımıza çıkan, maliyeti düşük ve kullanımı nostaljik bir cam türüdür. Çiziklere karşı dirençli olmayan mika, esnek yapısı sayesinde darbelere karşı mükemmel bir şok emici görevi görür; tuz buz olup parçalanmaz. Zamanla sararma veya matlaşma gibi sorunlara yol açsa da, "Polywatch" veya basit polisaj işlemleriyle evde bile ilk günkü haline döndürmek mümkündür.

MİNERAL KRİSTAL:

Saat endüstrisinde en yaygın kullanılan cam türüdür. Çizilme ve darbelere karşı orta karar bir dayanıklılığa sahiptir. Mikaya kıyasla daha zor çizilir ve daha berrak bir görüntü sunar. Nispeten uygun fiyatlı bir materyal olduğu için, hasar görmesi durumunda değişim maliyeti bütçenizi yormayacaktır.

SAFİR KRİSTAL:

Çizilmeye karşı dayanımı ve berraklığı en yüksek cam türüdür. O kadar serttir ki, onu ancak bir elmas çizebilir. Ancak bu yüksek sertlik derecesi, onu kırılgan yapar; şiddetli noktasal darbelerde mineral cama göre parçalanma ihtimali daha yüksektir. Doğal safir taşının kusursuz boyutlarda bulunması ve işlenmesi imkansız olduğundan, saatlerde laboratuvar ortamında üretilen yüksek maliyetli "sentetik safir" tercih edilir. Bu da doğrudan saatin etiket fiyatını yukarı çeker.

HARDLEKS KRİSTAL:

Hardlex, özünde mineral bir cam olsa da Seiko'nun iddiasına göre çizilmesi zor bir cam türüdür. Ancak çiziliyor arkadaşlar; süslemeye, allamaya, pullamaya gerek yok.

Görünmez Kahraman: AR (Yansıma Önleyici) Kaplama

Gelelim nam-ı diğer AR (Anti-Reflective) kaplamaya. Lüksün ve dayanıklılığın sembolü safir cam, olağanüstü dirençli olsa da çok yüksek bir ışık kırma indisine sahiptir. Bu durum, camın bir ayna gibi davranarak ışığı fazlasıyla yansıtmasına ve kadranı okunmaz hale getirmesine neden olur. AR kaplama, tam olarak bu ayna etkisini ortadan kaldırmak için uygulanır.

Maliyetli bir işlem olan AR, bazen camın sadece iç yüzeyine, bazen de hem iç hem dış yüzeyine (Çift AR) uygulanır. Tek taraflı kaplama yansımayı büyük ölçüde kırarken, Çift AR kaplama cam adeta "yokmuş" hissi yaratır. Ancak unutmayın, camınız safir olsa da dış yüzeydeki AR kaplama zamanla kılcal çizikler alabilir. İşin özü; saatinizin güzelliğini her açıda net görebilmenin yolu başarılı bir AR kaplamadan geçer.

Saatinizi seçerken cam çeşitleri özelinde teknik olarak dikkat etmeniz gerekenler bunlar. Ancak her şeyin ötesinde; saatin yalnızca zamanı gösteren bir araç değil, anılarınıza eşlik eden hikayeli bir keyif objesi olduğunu unutmamanızı hatırlatır, yazımı burada noktalarım.

Bir sonraki sayımızda kordon çeşitlerinin dünyasına dalacağız. Sağlıcakla kalın...

Yönlendiriliyorsunuz...