Quantum 101: Bir Türk Saat Markasının Anatomisi — Serdar Arıkan ile Özel Röportaj
Yazar: Kerem Karaaslan | Tarih:
Quantum saat markasının başarılı yolculuğunu keşfedin! Serdar Arıkan ile özel röportajımızda marka anatomisini ve sırlarını öğrenin. Detaylı bilgi için tıkla...
Quantum markasının kuruluş hikâyesini ve ilk çıkış vizyonunu bizimle paylaşır mısınız?
Quantum markasının marka tescili 1995 yılında başlayıp 1996 yılında ilk saat üretimine başladı. 1996 ve 2000 yılları arasında özellikle Citizen Watch Manufacturing tarafından üretilen Barracuda serisiyle; dalış saatleri ve derinlik ölçen modelleriyle meşhur oldu.1999 yılında ve sonrasında milli dalgıcımız Yasemin Dalkılıç, 94 ve 120 metrelerde serbest paletsiz değişken ağırlıklı kategoride dalış rekorları kırdığında kolunda Quantum vardı. Marka bu vizyon ile 2000’li yıllara kadar geldi
Quantum’un hedef kitlesi kimdir ve marka konumlandırmasını nasıl tanımlarsınız?
Quantum giriş segmentinde, özellikle son yıllarda yaptığı Otomatik All Star serisiyle konumlanmaktadır. Hedef kitlesi C ve D sosyoekonomik seviyede, 24-45 yaş arası kullanıcılardır. Ancak Quantum’u bu yaş aralığının dışında da geniş bir kitle kullanabilmektedir.
Tasarım dilinizde spor, klasik ve modern çizgeler arasında nasıl bir denge kuruyorsunuz? Quantum saatlerde kullanılan mekanizmalar hakkında bilgi verebilir misiniz? Japon, İsviçre veya diğer üreticilerle nasıl bir iş birliği yürütüyorsunuz?
En çok spor-klasik modellerden ziyade, zamansız saatler üretmeye odaklanmalıyız. Zaten kullandığımız mekanizmalar, özellikle Miyota'nın 8215, 8315, 82S7 ve S5 gibi kalibreleri, zamansız ve modern klasik spor dengesine oldukça uygun. Tüketicilerin yıllarca keyifle kullanabileceği tasarımlara ve ölçülere büyük önem veriyoruz. Güncel kasa ölçülerini yakından takip ediyor, özellikle son dönemde tüketicilerden ve topluluktan gelen geri bildirimleri hızla hayata geçiriyoruz. Örneğin, 41 mm üzeri saatlerden vazgeçip 38-39-40 mm ölçülere yatırım yapın gibi önerileri önceliklendirerek sadece altı ay içinde hayata geçirebiliyoruz.
Fiyat/performans segmentinde güçlü bir marka olmak zor mu? Bu dengede en büyük mühendislik veya üretim zorluğunuz nedir?
Fiyat-performans segmentinde zirveye oynamak oldukça zorlu bir hedef. Ancak biz şu anda tam da bu yolda ilerliyoruz. Bunu nasıl başardığımızı ise defalarca anlatmaya çalışıyoruz.
Otomatik makine bağlantılarımızı, Japonya'daki güçlü ilişkilerimiz sayesinde doğrudan Miyota ve Citizen ile kuruyoruz. Zaten Citizen'ın Türkiye distribütörü de Quantum.
Tedarikçilerimiz "only in house" üretim yapıyor. Peki, bu ne anlama geliyor? Saat dünyasında bulması çok zor olan bir avantajdan bahsediyoruz: Deri kayış, metal kordon, çelik kasa, cam gibi saatin tüm parçalarını tek bir fabrikada üretebilen tedarikçilerle çalışıyoruz. Bu da bize %30-40 oranında maliyet avantajı sağlıyor.
İşte bu sayede, gerçek bir fiyat-performans canavarına dönüştük. Bunu başarmak zor, ancak bu konumda kalmak daha da zor. Yine de elimizden gelenin en iyisini yapmaya devam edeceğiz.
Buradaki temel sorun, özellikle Otomatik All Star serisinde, otomatik mekanizmanın fiyatını, tedarik maliyetlerini ve tedarik sürelerini kontrol altında tutabilmek.
Bileziklerde ise durum farklı. Özellikle üç link (Oyster) dışındaki 5 link (Jubilee), 7 link, 8 link, 9 link gibi çoklu link tasarımlarını, eğer kendi bünyenizde üretmiyorsanız veya ürettiremiyorsanız, dışarıdan temin ettiğinizde ciddi maliyetlerle karşılaşabiliyorsunuz.
Cam konusunda da benzer bir durum söz konusu. Kendi bünyenizde üretim yapmıyorsanız, safir cam maliyetleri iki ila iki buçuk katına kadar çıkabiliyor.
Aslında bir fiyat-performans canavarı olabilmenin sırrı, ürünün tasarım aşamasında hangi fiyat aralığında satılacağını doğru bir şekilde hesaplayabilmekten geçiyor. Aksi takdirde, altı ay süren bir uğraşın sonunda, elinizde beklediğiniz performans canavarı olmayan bir ürünle kalabilirsiniz.
Global pazarda özellikle Avrupa ve Orta Doğu’da büyüme stratejiniz nedir? Akıllı saat trendinin yükseldiği bir dönemde klasik analog saat üreticisi olarak konumunuzu nasıl koruyorsunuz?
Quantum, bugüne dek 18 ülkede faaliyet gösteriyordu. Şimdi ise Inhorgenta Fuarı sayesinde bu sayıyı 21'e çıkarmayı hedefliyoruz. Fuar kapsamında Polonya, Lübnan ve İsviçre ile anlaşmalar imzalamak üzereyiz. Otomatik All Star serisinin lansmanından sonra, bir saat markası için bu kadar kısa sürede bu denli geniş bir coğrafyaya yayılmak gerçekten büyük bir başarı. Gelişmekte olan Meksika pazarı ve kültürel açıdan bize oldukça uzak olan Endonezya gibi ülkelerde bile ürünlerimizi satabiliyoruz. Türk firmaları genellikle ihracatlarını Orta Doğu ve komşu ülkelere yoğunlaştırırken, Quantum'un Meksika ve Endonezya gibi uzak pazarlarda kendine yer bulabilmesi dikkat çekici. Bu durum, ürünlerimizin hem performansı hem de tasarımıyla küresel pazarda kabul gördüğünün açık bir göstergesi. Artık sadece büyük distribütörlerle değil, çok sayıda mağazası olan perakendecilerle de iş birliği yapmaya başladık. Bu da markamızı daha geniş kitlelere ulaştırma stratejimizin önemli adımlarından biri.
Quantum’u 20 yıl sonra nasıl bir marka olarak görüyorsunuz? Bölgesel güçlü bir oyuncu mu yoksa global bağımsız bir saat evi mi?
Arıkan Grup ve diğer markalarını ayrı ayrı değerlendirdiğimizde, evet, Arıkan'a bağlı, küresel çapta bağımsız bir oyuncu olarak görülebiliriz. İşletme modelimiz, Seiko ve Citizen gibi Japon markalarının başarılı uygulamalarından ilham alıyor, onlardan feyz alıyor. Özellikle mekanizma, bilezik ve genel düşünce yapımızda Japon ekolünün etkilerini taşıyoruz. Ancak, biz Seiko veya Citizen gibi markaları almaya bütçesi yetmeyen tüketicilere cazip bir alternatif sunuyoruz. Vizyonumuz ise oldukça net: Dünyanın her yerindeki her mağazada, gerçek değerinde satılan, fiyat-performans açısından zirvede bir saat markası olmak.
Sizin favori Quantum saatiniz hangisi?
Benim dört tane Quantum saatim var. Açıkçası hiçbirini birbirinden ayıramıyorum. Ama yine de Horizon diyebilirim. Bir de şu anda kolumda olan pilot saati; referansı QMG1151.
Quantum’un en gurur duyduğu modeli hangisidir?
Horizon modeli
Özellikleri
Çap: 41 mm
Cam: Safir kristal
Su Geçirmezlik: 10 ATM (100 m)
Mekanizma: Miyota 8215 otomatik
Lug to Lug: ~45,5 mm
Marka olarak uzun vadede in-house movement veya daha üst segment mekanik koleksiyonlar üretme hedefiniz var mı?
Evet, sürprizler yolda, bekleyin!